Grip ve Gribal Enfeksiyonlardan Nasıl Korunabiliriz ?

“İstiklal ve İstikbal” Resim Yarışması Derecelerimiz.
12 Mart 2017
102. Yılında Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitlerimiz.
17 Mart 2017

TED Kdz. Ereğli Koleji Vakfı Özel Okulları Doktorumuz Cevat BAŞKAYA lise öğrencilerimize “Grip ve Gribal Enfeksiyonlardan Nasıl Korunabiliriz?” konusunda sunum yapmıştır.

Gribal Enfeksiyon ile soğuk algınlığı aynı şeyler. Buna karşılık grip ayrı bir rahatsızlık. Grip influenza denen virüslerle oluşan özel bir hastalık.

Grip soğuk algınlığının aksine ölümcül ve ağır sonuçlara sebep olabilir. Gribin virüsü vücuda girdikten sonra 1-5 gün sonra ani bir şekilde 39 derecenin üstünde seyereden ateşle ortaya çıkıyor. Şimdi griple ilgili şu bilgileri dikkatle okuyalım.

Grip, insandan insana öksürük veya hapşırma ile yayılan virüs yüklü su damlacıkları ile taşınan, çok bulaşıcı bir hastalıktır. Nefesle içeri alındıklarında, virüs partikülleri alt ve üst solunum yoluna yerleşirler ve orada hızla çoğalırlar. Kuluçka devresi 1 ile 3 gün arasındadır. Bu devrede enfekte olmuş insanlar bilmeden başkalarına virüsü bulaştırabilirler. Enfeksiyondan bir veya iki gün sonra, viral çoğalmanın en hızlı olduğu zamanla ilişkilendirilen ateş/ürperme, baş ağrısı, kas ağrısı, kırıklık veya öksürüğü içeren bulgular ani olarak ortaya çıkar. Enfekte kişi bulguların baş göstermesinden sonra 4 ile 6 gün daha virüsü yaymaya devam edebilir.Virüs, tüm solunum yolunda çoğalır, fakat enfeksiyon bu bölge ile sınırlı kalmaz. İnfluenza virüsü bütün vücudu etkileyebilir ve orta kulakta, iskelet kasında, kalpte, karaciğerde, kan ve santral sinir sisteminde tespit edilmiştir. Soğuk Algınlığı (Gribal Enfeksiyon) ise bütün yaş gruplarında en sık görülen enfeksiyon hastalığı.

Soğuk algınlığı belirtileri, bu hastalığa neden olan bir virüsün burnunuza veya boğazınıza yerleşmesiyle başlıyor. Oldukça bulaşıcı olan bu hastalık işe ve okula devamsızlığın en önemli nedenlerinden birisi. Hastalığa yakalanan kişiler işe gitseler de burun akıntısı, ağrı, uykusuzluk gibi nedenlerle verimsiz olmaktadırlar.

Bu güzel sunum için okul doktorumuz Sayın Cevat BAŞKAYA’ya teşekkür ederiz.


Ansolon